coşkulu

listen to the pronunciation of coşkulu
Türkçe - İngilizce
enthusiastic

Tom is quite enthusiastic, isn't he? - Tom oldukça coşkulu, değil mi?

This book is a result of his enthusiastic research. - Bu kitap, onun coşkulu araştırmasının bir sonucudur.

excited

There were a lot of excited fans in the stadium. - Stadyumda bir sürü coşkulu taraftar vardı.

sweeping
glowing

Tom wrote Mary a glowing recommendation. - Tom Mary'ye coşkulu bir tavsiye yazdı.

cock-a-hoop
declamatory
exciting, thrilling
vehement
in a glow
exhilarated

I've never felt so exhilarated. - Çok coşkulu hissetmedim.

gut
enthusiastic, exuberant, ebullient
effusive
stirring
rapturous
transported with joy
enthusiastic, ardent, vigorous, exuberant, ebullient
dithyrambic
vigorous
bubbly
wild
ardent

Mastering science is an ardent wish of our youth. - Bilim Mastering gençlerimizin coşkulu bir isteğidir.

rollicking
cock a hoop
coşku
enthusiasm

She played the piano with enthusiasm. - Piyanoyu coşkuyla çaldı.

Tom's enthusiasm is contagious. - Tom'un coşkusu bulaşıcıdır.

coşkulu bir biçimde
cock-a-hoop
coşkulu hatip
tub-thumper
coşkulu stil
cothurnus
coşkulu tezahürat
ringing cheers
coşkulu tezahürat
rave
coşku
excitement

In all the excitement the 30 minute show-time passed in a flash. - Coşku içerisinde, 30 dakikalık bir show-zamanı çok çabuk geçti.

coşku
abandon
coşku
{i} Ecstasy
coşku
exuberance, vigour, ebullience, enthusiasm, fervour, fervor, kick
coşku
vigour
coşku
ebullience
coşku
gush
coşku
fervor
coşku
fervour
coşku
exuberance
coşku
spring tide
coşku
fervency
coşku
high
coşku
emotion
coşku
kick
coşku
verve
coşku
flurry
coşku
euphoria
coşku
rollick
coşku
{i} elation
coşku
{i} exuberancy
coşku
rave
coşku
{i} yeast
coşku
temperament
coşku
furor
coşku
enthusiasm, exuberance, ebullience
coşku
{i} springtide
coşku
furore
coşku
effervescence
coşku
glow

Tom glows with enthusiasm. - Tom coşkuyla parlıyor.

Tom wrote Mary a glowing recommendation. - Tom Mary'ye coşkulu bir tavsiye yazdı.

coşku
rhapsody
coşku
{i} ebullition
hızlı ve coşkulu dua
ejaculatory prayer
kaba espri anlayışına sahip ve coşkulu
rabelaisian
Türkçe - Türkçe
Coşkusu olan
Coşku
heyecan
Coşku
çalkantı
coşku
Salgı bezleri ve dinamik etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu
coşku
Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan
coşku
Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan
coşku
Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu
coşku
Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu: "Coşku ile giriştiği işten, uykuda pişman olabilirdi."- H. Taner
coşku
Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan: "Gençlerin coşkusu coşkuda kalıyor, yaratıcı bir tutarlığa bir türlü dönüşemiyordu."- Ç. Altan
coşku
Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme; ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan
coşkulu