etkilenmek

listen to the pronunciation of etkilenmek
Türkçe - İngilizce
be impressed

Tom couldn't help but be impressed. - Tom etkilenmekten kendini alamadı.

be affected
be taken with
(Konuşma Dili) go for
affected
come up with
be affected by
to be affected
be thrilled
respond
grip
be touched
to be affected, be influenced
impose
etkilenme
response
etkile
affect

Most living creatures in the sea are affected by pollution. - Denizde yaşayan canlıların çoğu, kirlilikten etkilenir.

The problem affects the prestige of our school. - Sorun bizim okulun prestiji etkiler.

etkilenme
contagion
etkile
impress

I was impressed by the general knowledge of Japanese students. - Japon öğrencilerinin genel kültür bilgisinden etkilendim.

I want to learn to speak Hawaiian, so I can impress my girlfriend. - Havaiili konuşmayı öğrenmek istiyorum, böylece kız arkadaşımı etkileyebilirim.

etkile
{f} obsessed
etkile
{f} affecting
etkile
{f} biased
etkile
{f} bias
etkile
{f} affected

Smoking has affected his health. - Sigara içmek onun sağlığını etkiledi.

His speech deeply affected the audience. - Konuşması dinleyicileri derinden etkiledi.

etkile
stamp on
etkile
stamp#on
etkile
(Biyoloji) influence

That was probably what influenced their decision. - Onların kararını etkileyen muhtemelen oydu.

I think that our living together has influenced your habits. - Sanırım birlikte yaşamamız alışkanlıklarını etkiledi.

etkile
prejudiced
etkile
stampon
etkilenme
being affected, being influenced
çok etkilenmek
commune with oneself
Türkçe - Türkçe
Etkiye uğramak, müteessir olmak: "Bu büyük adamın olağanüstü tevazusu karşısında haklı olarak etkilenmişti."- H. Taner
Etkiye uğramak, müteessir olmak
elektriklenmek
müteessir olmak
Etkilenme
sarsılma
etkilenme
Etkilenmek işi
etkilenmek