eskiden

listen to the pronunciation of eskiden
Türkçe - İngilizce
once upon a time
in old times
in the good old days
in the days of old
at one time

There used to be a house here at one time. - Eskiden burada bir ev vardı.

before

Our president is not as popular now, as he was before. - Bizim başkanımız şimdi eskiden olduğu kadar popüler değil.

I used to take a walk before breakfast. - Eskiden kahvaltıdan önce yürüyüş yapardım.

once

I never mentioned you once. - Sana eskiden hiç söz etmedim.

in times of old
of yore

Whom the gods love die young, was said of yore. - Tanrıların sevdikleri genç ölür, denirmiş eskiden.

before now
onetime
beforetime
formerly

She was formerly a bank clerk. - O eskiden bir banka memuruydu.

Tom was formerly a bank clerk. - Tom eskiden bir banka katibiydi.

anciently
lang syne
formerly, once, in the old days, in the past
in days of yore
erstwhile
sometime
of old
used

I'm not what I used to be. - Ben eskiden olduğum gibi değilim.

Is eating fish as healthy now as it used to be? - Balık yemek eskiden olduğu kadar şimdi sağlıklıklı mıdır?

in early days
used to be

He is not what he used to be. - O, eskiden olduğu gibi değil.

Tom isn't the guitarist he used to be. - Tom eskiden olduğu gibi gitarist değil.

erst
eskiden kalma
passed down
eskiden kalma
handed down
eskiden kalma
time-honored
eskiden kalma
old
eskiden kalma
time-honoured
eskiden dokunan bir tür kalın ve pamuklu bez
thick and a type of woven cotton cloth used to
eskiden kullanılmış bir çeşit fitilli tüfek
corded a kind of rifle used in the past
eskiden kötü, bozuk mal satan kimse
old bad, bad person selling the goods
eskiden maliye bakanlığı
former finance minister
eskiden olduğu gibi, eski tarzda
as before, the old style
eskiden ısparta'da halk meclisine verilen ad
The name given to the popular assemblies used in Isparta
eskiden beri
from of old
eskiden beri since
time immemorial, all along, for a long time past
eskiden bilinen adıyla
fka
eskiden giyilen erkek yeleği
doublet
eskiden kalma
handed down, passed down
eskiden kalma
long-standing
eskiden kalma
of old
eskiden kalma bir şekilde
pristinely
eskiden kalmak
date
eskiden sömürge olan eyaletlerle ilgili
colonial
eskiden ölülerin gömüldüğü kilise mahzeni
crypt
(eskiden) -erdi
used to
eskiden beri
time out of mind
eskiden beri
sith
çok eskiden
year in year one
çok eskiden beri
since the year dot
eskiden