without doubt; without question; certain

listen to the pronunciation of without doubt; without question; certain
English - Turkish

Definition of without doubt; without question; certain in English Turkish dictionary

undoubted
şüphesiz

Milli Kütüphane şüphesiz ilgi noktalarından biridir. - The National Library is undoubtedly one of the points of interest.

Sizin kromozomunuz şüphesiz ne tür bir insan olduğunuzu gösterebilir! - Your chromosome can undoubtedly show what kind of human you are!

undoubted
kuşku götürmez
undoubted
su götürmez
undoubted
{s} kesin

On dokuzuncu yüzyılın matematiğinin en önemli figürü kesinlikle, Gauss. - The most important figure of mathematics of the nineteenth century is, undoubtedly, Gauss.

undoubted
{s} kuşkusuz

Şaka yapmak kuşkusuz öğrenmek için en iyi yoldur. - Joking is undoubtedly the best way to learn.

Ama kuşkusuz o zaman hiçbir bilimsel gelişme yoktu. - But undoubtedly there were no scientific advances then.

undoubted
undoubtedlyşüphesiz olarak
English - English
undoubted
without doubt; without question; certain
Favorites