until now; previously; yet

listen to the pronunciation of until now; previously; yet
English - Turkish

Definition of until now; previously; yet in English Turkish dictionary

so far
şimdiye kadar

Şimdiye kadar beş kitap yazdı. - He has written five books so far.

O, şimdiye kadar iki ev inşa etti. - He has built two houses so far.

so far
şu ana kadar

Şu ana kadar kaç tane bilgisayarın oldu? - How many computers have you had so far?

Şu ana kadar her şey iyi. - Everything is fine so far.

so far
belirli bir yere kadar
so far
belirli bir mesafe
so far
o kadar uzak

Sadece o kadar uzaklaşabilirsin. - You can only go so far.

so far
buraya kadar
so far
şimdiye dek

Şimdiye dek harika bir hayat yaşadım. - I've had a great life so far.

so far
bu zamana dek
so far
belirli bir yere kadar; belirli bir mesafe: They can only go so far before they run out of gas. Benzin tükeninceye kadar
English - English
so far

How is your driving lessons? - So far, pretty good.

until now; previously; yet
Favorites