to seduce, persuade or fascinate someone or something

listen to the pronunciation of to seduce, persuade or fascinate someone or something
English - Turkish

Definition of to seduce, persuade or fascinate someone or something in English Turkish dictionary

charm
{i} sevimlilik
charm
{f} cezbetmek
charm
{f} memnun etmek
charm
bağı
charm
sihir
charm
muska
charm
hayran bırakmak
charm
Tavlamak
charm
{i} albeni
charm
{f} cazip gelmek
charm
{i} nazarlık
charm
{f} korumak (sihirli bir güçle)
charm
korumak
charm
{f} büyülemek, cezbetmek
charm
(fiil) cezbetmek, hayran bırakmak, büyülemek, çekmek, memnun etmek, korumak (sihirli bir güçle), cazip gelmek
charm
alım

Sanırım o, alımlı ve çekici. - I think she is charming and attractive.

charm
{i} alımlılık
English - English
charm

He charmed her with his dashing tales of his days as a sailor.

to seduce, persuade or fascinate someone or something
Favorites