sizden

listen to the pronunciation of sizden
Turkish - English
you

I must beg your pardon. - Ben sizden özür dilemeliyim.

Tatoeba: We've got sentences older than you. - Tatoeba: Bizim sizden daha eski cümlelerimiz var.

siz
you

I know that you're a teacher. - Sizin bir öğretmen olduğunuzu biliyorum.

I do not understand you. - Siz insanları anlamıyorum.

sizden bahsediyorduk
we were speaking of you
sizden iyi olmasın
(Konuşma Dili) Of course I don't mean to say that the person I'm praising is better than you
siz
without

Tom wouldn't leave without your permission. - Tom sizin izniniz olmadan gitmedi.

I couldn't have done that without your help. - Sizin yardımınız olmadan onu yapamazdım.

siz
out of

I think we're out of your size. - Sanırım sizin bedeniniz bitti.

Your ideas are all out of date. - Sizin fikirleriniz tamamen çağ dışıdır.

siz
{i} ye
siz
bereft
siz
non

It's none of your business. - Bu sizi ilgilendirmez.

None of the money is yours. - Paranın hiçbiri sizin değil.

siz
thee
siz
{f} leak
siz
innocent of
siz
wanting
siz
un
siz
{s} lacking
siz
{s} guiltless
siz
sans
siz
ex
siz
with no
siz
sine
siz
in
siz
devoid of
siz
void of
sizden
Favorites