siz

listen to the pronunciation of siz
Turkish - English
you

I do not understand you. - Siz insanları anlamıyorum.

Are you a teacher or a student here? - Siz burada bir öğretmen misiniz yoksa bir öğrenci misiniz?

without

Ordering from catalogs saves you time and money without requiring you to leave the house. - Kataloglardan sipariş verme evden ayrılmanızı gerektirmeden size zaman para kazandırır.

I couldn't have done that without your help. - Sizin yardımınız olmadan onu yapamazdım.

non

It's none of your business. - Bu sizi ilgilendirmez.

None of the money is yours. - Paranın hiçbiri sizin değil.

guiltless
with no
ex
in
ye
innocent of
un
devoid of
wanting
lacking
sans
void of
sine
out of

How many times have I told you guys to stay out of my room? - Siz arkadaşlara odamın dışında kalmanızı kaç kez söyledim.

I think we're out of your size. - Sanırım sizin bedeniniz bitti.

bereft
thee
{f} leak
siz çok güzelsiniz
you are very beautiful
Siz bilirsiniz
It's up to you, As you like
siz bana bozuk para borç verebilir misiniz
Can you lend me a dime
siz beklerken tamir edebiliriz
We can fix it while you wait
siz bilirsiniz
as you please
siz bilirsiniz
As you like./OK, you know best./The decision's up to you
siz diye hitap etmek
to address sb formally, not to be on Christian-name terms
siz haklısınız
You are right
siz haksızsınız
You are wrong
siz hangi takımı tutuyorsunuz
Which team are you a fan of
siz olan
wanting
siz sağ olun
Never mind!/Forget it!/ Don't worry about it
-siz
out of
-siz
free from
-siz
un-
-siz
non-
-siz
minus
-siz
without
-siz olan
wanting
ne diyorsunuz siz
what are you saying
neden siz
Why you
sen veya siz
u (you)
önce siz
after you!
English - Turkish

Definition of siz in English Turkish dictionary

siz siz olun
be careful on
siz siz olun
don't ever (do something)
siz siz olun
never (do something)
siz
History
Favorites