sizden

listen to the pronunciation of sizden
Türkisch - Englisch
you

I have received no reply from you yet. - Sizden henüz bir cevap almadım.

I am looking forward to hearing from you soon. - Yakında sizden haber almak için sabırsızlanıyorum.

siz
you

I do not understand you. - Siz insanları anlamıyorum.

I know that you're a teacher. - Sizin bir öğretmen olduğunuzu biliyorum.

sizden bahsediyorduk
we were speaking of you
sizden iyi olmasın
(Konuşma Dili) Of course I don't mean to say that the person I'm praising is better than you
siz
without

People will question all the good things they hear about you but believe all the bad without a second thought. - İnsanlar sizin hakkınızda duydukları bütün iyi şeyleri sorgulayacak fakat bütün kötü şeylere tereddüt etmeden inanacaklardır.

I'd never borrow anything of yours without asking first. - Öncelikle sormadan sizin herhangi bir şeyinizi asla ödünç almam.

siz
out of

I think we're out of your size. - Sanırım sizin bedeniniz bitti.

We're going to get you out of there. - Sizi oradan çıkaracağız.

siz
{i} ye
siz
bereft
siz
non

None of the money is yours. - Paranın hiçbiri sizin değil.

None of your business. - Bu sizi ilgilendirmez.

siz
thee
siz
{f} leak
siz
innocent of
siz
wanting
siz
un
siz
{s} lacking
siz
{s} guiltless
siz
sans
siz
ex
siz
with no
siz
sine
siz
in
siz
devoid of
siz
void of
sizden
Favoriten