sincere, warm, healthy, strong, hale

listen to the pronunciation of sincere, warm, healthy, strong, hale
English - Turkish

Definition of sincere, warm, healthy, strong, hale in English Turkish dictionary

hearty
bol
hearty
samimi
hearty
içten

Tom, Mary'yi içten karşıladı. - Tom gave Mary a hearty welcome.

Vardığımızda bizi içten karşıladılar. - They gave us a hearty welcome when we arrived.

hearty
yürekten

O konuklarını yürekten ağırladı. - She gave her guests a hearty reception.

hearty
(yiyecek) doyurucu
hearty
dost, arkadaş
hearty
samimiyet
hearty
(sıfat) yürekten, candan, içten, canlandırıcı, sağlam, kuvvetli, canlı, dinç, zinde, bol, çok
hearty
{s} candan, yürekten, içten
hearty
{s} çok
hearty
samimiyetle
hearty
{s} dinç
hearty
bol/sağlam/sıcak kalpli
hearty
{i} güçlü sporcu
hearty
{s} canlı
hearty
(isim) canlı ve dinç adam, güçlü sporcu
hearty
{s} sağlam, kuvvetli, sağlıklı
English - English
{a} hearty
sincere, warm, healthy, strong, hale
Favorites