simdiye kadar

listen to the pronunciation of simdiye kadar
Turkish - English

Definition of simdiye kadar in Turkish English dictionary

şimdiye kadar
so far, until now, up to now
şimdiye kadar
as yet

I have not heard a word from him as yet. - Şimdiye kadar ondan bir kelime duymadım.

The colony has not declared independence as yet. - Sömürge şimdiye kadar bağımsızlık ilan etmedi.

şimdiye kadar
so far

He has written five books so far. - Şimdiye kadar beş kitap yazdı.

He has built two houses so far. - O, şimdiye kadar iki ev inşa etti.

şimdiye kadar
ever

The small house had come to look shabby, though it was just as good as ever underneath. - Küçük ev, şimdiye kadar tıpkı altındaki kadar iyi olmasına rağmen,eski püskü görünmeye başladı.

Kylie Minogue is the best singer I've ever heard! - Kylie Minogue, şimdiye kadar duyduğum en iyi şarkıcıdır!

şimdiye kadar
yet

As yet, I have not completed the sweater. - Şimdiye kadar hiçbir kazağı bitirmedim.

Has Tom found his keys yet? - Tom şimdiye kadar anahtarlarını buldu mu?

şimdiye kadar
up to this point in time
şimdiye kadar
up to this point
şimdiye kadar
up to this time
şimdiye kadar
by this time

They ought to have arrived there by this time. - Şimdiye kadar oraya varmalıydılar.

şimdiye kadar
to date
şimdiye kadar
until now

Tom had always wanted to climb Mt. Fuji, but until now, had not found the time to do so. - Tom her zaman Fuji Dağı'na çıkmak istemişti fakat şimdiye kadar, bunu yapmak için zaman bulamamıştı.

This fact was not known until now. - Bu gerçek şimdiye kadar bilinmiyordu.

şimdiye kadar
hitherto
şimdiye kadar
heretofore
şimdiye kadar
uptill now
şimdiye kadar
up till now

Up till now the United States has called itself the world's police and continues suppression relying on military force. - Şimdiye kadar Amerika Birleşik Devletleri kendini dünyanın polisi olarak adlandırdı ve askeri güce dayanarak baskıya devam etmektedir.

şimdiye kadar her şey iyi
so far so good