söylenen

listen to the pronunciation of söylenen
Turkish - English
querulous
repining
said

Tom paid close attention to what was being said. - Tom söylenenleri dikkatle dinledi.

Once you've said something, it can't be taken back. - Söylenen söz geri alınamaz.

söylenen kimse
grump
söylenen şeyler
utterances
söyle
{f} said

You didn't do a very good job, I said. - Çok iyi bir iş yapmadığını söyledim.

What he said is true. - Onun söylediği doğru.

söyle
spit it out !
söyle
told

Don't forget what I told you. - Sana söylediklerimi unutma.

She told me that she had bought a CD. - Bana bir CD aldığını söyledi.

söyle
told to
söyle
say

Some doctors say something to please their patients. - Bazı doktorlar hastalarını memnun etmek için bir şeyler söylerler.

Please say it in English. - Lütfen onu İngilizce olarak söyle.

söyle
confide

I'm confident that Tom will do what he says he'll do. - Tom'un yapacağını söylediği şeyi yapacağına eminim.

He hasn't said anything publicly, but in confidence he told me he's getting married. - O bana alenen bir şey söylemedi ama sır olarak o bana evleneceğini söyledi.

söyle
tell

Please tell me where you will live. - Lütfen bana nerede yaşayacağını söyle.

Please tell me your address. - Lütfen adresini bana söyle.

söyle
{f} saying

He began by saying that he would not speak very long. - O, çok uzun konuşmayacağını söyleyerek başladı.

He sent me a letter saying that he'd arrive at ten tomorrow morning. - O bana yarın sabah onda varacağını söyleyen bir mektup gönderdi.

ayrılırken söylenen dokunaklı söz
parthian shaft
söyle
dictate
söylenenler
Those who said
ayrılırken söylenen dokunaklı söz
parthian shot
ayrılırken söylenen dokunaklı söz
parting shot
ağızdan lâf almak için söylenen söz
draw
başkası için söylenen söz
apostrophe
daha önce söylenen
(Hukuk) foregoing
dikkati başka yöne çekmek için söylenen söz
red herring
en bas sesle söylenen ezgi
ground bass
en son olarak söylenen
last mentioned
gitarla söylenen antillere özgü balad
Calypso
kendi kendine söylenen
grump
kendi kendine söylenen sözler
aside
kolayca söylenen
glib
sonraki kelime ile söylenen sözcük
proclitic
söyle
mouth

He opened his mouth as if to speak, but didn't say anything. - Konuşacakmış gibi ağzını açtı ama hiçbir şey söylemedi.

If you don't have anything nice to say, keep your mouth shut. - Söyleyecek güzel bir şeyin yoksa ağzını kapalı tut.

söyle
apprise
söyle
told#to
söyle
spit it out
söyle
toldto
sık söylenen söz
commonplace
topluca söylenen şarkı
catch
yapmacıklı bir dille söylenen
euphuistic
yukarıda söylenen
(Hukuk) aforesaid
çabuk söylenen komik şarkı sözleri
patter
üstü kapalı söylenen şey
sous entendu