Tom Mary'yi oldukça iyi açıkladı, bu yüzden onu görünce onu tanımak kolaydı.
- Tom described Mary quite well, so it was easy to recognize her when I saw her.
Birinin bilgisinin sınırlarını tanımak önemlidir.
- It is important to recognize the limits of one's knowledge.
Başkalarının hatalarını fark etmek kendi hatlarımızı farketmekten daha kolaydır.
- It's easier to recognize other people's mistakes than our own.
Başarısızlığının farkına varmalısın.
- You must recognize your failure.
Yıllar önce bu ilke yaygın olarak tanınmıştır.
- Years ago this principle was widely recognized.
O tanınmış bir Amerikalı yazardır.
- That is a recognized American author.
Bu zar zor ayırt edilebilir.
- It's barely recognizable.
Tom'un arabası tamponunda büyük bir göçük olduğu için kolaylıkla tanınabilir.
- Tom's car is easily recognizable since there is a big dent in the front bumper.
Girişimleriniz sayesinde basın tarafından ilerici ve ileriye dönük düşünce kuruluşu olarak tanınmaktayız.
- Thanks to your initiatives we've been recognized as a progressive and forward-thinking enterprise by the press.
O, şimdi en umut verici yazarlardan biri olarak tanınmaktadır.
- Now he is recognized as one of the most promising writers.
Tom onu tanımadan Mary'nin yanından geçti.
- Tom walked right past Mary without recognizing her.
Bir bütün olarak tanımadan bir hatayı tekrarlamak hepsinin içinde en büyük hatadır.
- Repeating a mistake without recognizing it as one, is the biggest mistake of all.
Bilgisayar iki yüz farklı tipteki hatayı tanır.
- The computer recognises two hundred different types of errors.
Bu resimdeki kişiyi tanıyabilir misin?
- Can you recognise the person in this picture?
Resimde gördükten sonra, onu derhal tanıdım.
- Having seen him in the picture, I recognized him at once.
Onu giydiği şapkadan tanıdım.
- I recognized her by the hat she was wearing.
The US and a number of EU countries are expected to recognize Kosovo on Monday.
The US and a number of EU countries are expected to recognise Kosovo on Monday.
... So we have to recognize that the large, often monopolistic ...
... any piece of information. We blink, we can recognize any object, recognize any person, ...