pompös

listen to the pronunciation of pompös
German - Turkish
English - Turkish

Definition of pompös in English Turkish dictionary

flashy
gösterişli

O her zaman gösterişli kıyafetler giyer. - She always wears flashy clothes.

Gösterişli insanlar onu rahatsız eder. - Flashy people irritate him.

flashy
göz kamaştırıcı
flashy
cafcaflı
flashy
alevli
flashy
göze çarpan
flashy
göze çarpacak surette
flashy
frapan
flashy
{s} çarpıcı
flashy
{s} parlak
flashy
parıltılı
flashy
flashily gösterişli bir şekilde
grandiose
{s} heybetli
grandiose
{s} muazzam
grandiose
{s} görkemli

Bu görkemli planları yapmak iyi fakat tabağında sahip olduğunla başlamanı istiyorum. - It's fine to make grandiose plans, but I'd like you to start with what you have on your plate.

German - English
flashy
grandiose
ostentatious
showy
grandiosely