peacetime

listen to the pronunciation of peacetime
English - Turkish
{i} barış dönemi
{i} barış zamanı

Askerler eve gelmeye barış zamanı işlerini bulmaya başladılar. - Soldiers began to come home and find peacetime jobs.

(Askeri) SULH ZAMANI
barış

Askerler eve gelmeye barış zamanı işlerini bulmaya başladılar. - Soldiers began to come home and find peacetime jobs.

barış zaman

Askerler eve gelmeye barış zamanı işlerini bulmaya başladılar. - Soldiers began to come home and find peacetime jobs.

(isim) barış dönemi
hazar
sulh dönemi
peacetime application of reconnaissance programs
(Askeri) barış zamanında keşif programlarının uygulanması
peacetime complement
(Askeri) BARIŞ ZAMANI MEVCUDU: Bak. "peacetime establishment"
peacetime establishment
(Askeri) BARIŞ MEVCUDU, BARIŞ KADROSU: Bir birlik teşkil veya karargah için müsaade edilmiş barış zamanı insan gücü gereksinimi gösteren bir tablo. Aynı zamanda barış zamanı mevcudu, barış zamanı bütünleyicisi olarak anılmaktadır
peacetime force material assets
(Askeri) BARIŞ ZAMANI KUVVET MALZEME MEVCUDATI: Toplam malzeme miktarından barış zamanı kuvveti için malzeme ihtiyaçları karşılanmak üzere tertiplenmiş kısım. Ayrıca bakınız: "war reserves"
peacetime force material procurement objective
(Askeri) BARIŞ GÜCÜ MALZEME TEDARİK HEDEFİ: Bir madde ile ilgili barış gücü malzeme miktarını barış gücü malzeme ihtiyacı ile denkleştirmek için barışta bu maddeden tedarik edilmesi gereken miktar. Bu, barış gücü malzeme ihtiyacının barış gücü malzeme miktarını tecavüz ettiği miktardır. Bak. "mobilization reserves"
peacetime force material requirement
(Askeri) BARIŞ ZAMANI KUVVET MALZEME İHTİYACI: Muvazzaf ve ihtiyat Amerikan barış kuvvetleri ve bunların yetki verilmiş dış askeri satışların yapıldığı ülkeler ile olan ikmal destek düzenlemelerinin içerildiği hali hazırdaki ABD savunma bakanlığının müttefiki olan kuvvetleri teçhiz etmek, bir malzeme ve tahliye kanalı sağlamak, bu kuvvetleri ayakta tutmak ve programlanmış kadroyu, normal tahsis ve tedarik süreleri içinde desteklemek için bir maddeden gerekli olan miktar
peacetime material consumption and losses
(Askeri) BARIŞ ZAMANI MALZEME TÜKETİMİ VE KAYIPLARI: Onarımı ekonomik olmayan, normal tahsis ve tedarik sürelerinde tüketilmiş, kaybedilmiş ve tamamen eskimiş madde veya malzemeler
peacetime operating stocks; port of support; position; probability of success
(Askeri) barış zamanı çalışma stokları; destek limanı; mevki; başarı ihtimali
peace enforcement; peacetime establishment; personal effects; program element
(Askeri) barış koruma; barış kadrosu; kişisel etkenler; program unsuru
overt peacetime psychological operations (PSYOP) program
(Askeri) barış dönemi psikolojik harekat (PSYOP) programı
English - English
The period of time when a nation or people is at peace, not fighting a war
{i} days of peace, time during which war is not taking place
Peacetime is a period of time during which a country is not at war. The British could afford to reduce defence spending in peacetime without excessive risk. a period of time when a country is not fighting a war   wartime in peacetime
a period of time during which there is no war
peacetime
Favorites