one who discommends; a dispraiser

listen to the pronunciation of one who discommends; a dispraiser
English - Turkish

Definition of one who discommends; a dispraiser in English Turkish dictionary

discontent
{i} memnuniyetsizlik

Dilek memnuniyetsizlikten kaynaklanır. Bunu kontrol etmeye çalışın. - Desire is a source of discontent. Try to control it.

discontent
hoşnutsuz

Hoşnutsuzluğumu ifade etmek için yazıyorum. - I'm writing in order to express my discontent.

Güçsüz bir prens olan Eric Danimarkalılar arasında büyük hoşnutsuzluğa sebep olan kötü bir para sistemi çıkardı. - Eric who was a weak prince issued a bad coinage which excited great discontent among the Danes.

discontent
sızıltı
discontent
hoşnut olmayan
discontent
dargın
discontent
{f} hoşnutsuzluk ver
discontent
hoşnutsuzluk

Başkaları ile hoşnutsuzluk içinde yaşamaktansa dünya malından vazgeçmek daha iyi. - Better to give up possessions than to live in discontent with others.

discontinuation
ara
discontinuation
sona erme
discontent
discontentedness discontentment hoşnutsuzlu
discontent
istemeyerek
discontent
{i} üzücü şey
discontent
hoşnutsuzluk,v.hoşnutsuzluk ver: n.hoşnutsuzluk
discontent
discontentedly hoşnutsuz olarak
discontent
memnuniyetsizliğe sebep olmak
discontent
memnuniyetsizlikle
discontent
dargınlık
discontent
memnun olmayan
one who discommends; a dispraiser
Favorites