on his

listen to the pronunciation of on his
English - Turkish

Definition of on his in English Turkish dictionary

on me
yanımda

Yanımda hiç param yok. - I don't have any money on me.

Mektup şimdi yanımda değil. - I don't have the letter on me now.

on his own
kendi başına

Tom onu kendi başına yaptı. - Tom did it on his own.

Bob kendi başına bu çileyi aşmak zorundadır. - Bob has to get through this ordeal on his own.

on his own
kendi kendine kalmış
on his own
kendinden sorumlu
on it
üzerinde

Masada üzerinde üç kızarmış yumurta bulunan bir tabak vardı. - On the table, there was a plate with three fried eggs on it.

Onlar onun üzerinde çalışıyorlar. - They're working on it.

on me
ısmarlamak

beers on me - biralar benden.

on me
üzerime
on that
bu konuda
on us
bize
on his

    Turkish pronunciation

    ôn hîz

    Pronunciation

    /ˈôn həz/ /ˈɔːn hɪz/

    Common Collocations

    on his own

    Videos

    ... as President Obama's Chief Economic Advisor for the first two years of his administration. ...
    ... ALAN RUSBRIDGER: --his own print product. ...
Favorites