Yanımdaki bütün parayı Tom'a verdim.
- I gave Tom all the money I had on me.
Mektup şimdi yanımda değil.
- I don't have the letter on me now.
Bob kendi başına bu çileyi aşmak zorundadır.
- Bob has to get through this ordeal on his own.
Tom onu kendi başına yaptı.
- Tom did it on his own.
Onun üzerinde adım var.
- It has my name on it.
Her gün onun üzerinde çalıştım.
- I worked on it day after day.
beers on me - biralar benden.
... that I've known his I was 18 years old. ...
... relatives, Homer is his father's name. ...