of events, the appearance of a meaningful connection when there is none

listen to the pronunciation of of events, the appearance of a meaningful connection when there is none
English - Turkish

Definition of of events, the appearance of a meaningful connection when there is none in English Turkish dictionary

coincidence
{i} rastlantı

Bunun bir rastlantı olduğunu düşündüm. - I thought it was a coincidence.

Bunun bir rastlantı olduğunu düşünmüyorum. - I don't think it's a coincidence.

coincidence
tesadüf

Gerçekten bir tesadüf olup olmadığını merak ediyorum. - I wonder if it really was a coincidence.

Mary ve benim aynı trende olmamız, tamamen bir tesadüftü. - It was sheer coincidence that Mary and I were on the same train.

coincidence
(Felsefe) örtüşme
coincidence
çakışım
coincidence
(Biyokimya) eşzamanlılık
coincidence
(Edebiyat) tevarüt
coincidence
(Edebiyat) esindeşlik
coincidence
aynı zamanda olma
coincidence
(Denizbilim) rastlantısal eşzamanlılık
coincidence
rast

Bu sadece bir rastlantı. - It's just a coincidence.

O beklenmedik bir rastlantı. - That is an improbable coincidence.

coincidence
raslantı

Hayat sadece bir raslantı dizisidir. - Life is just a series of coincidences.

coincidence
uygunluk
coincidence
çakışma
coincidence
{i} çatışma
coincidence
çakışma,rastlantı
coincidence
(isim) denk gelme, tesadüf, rastlantı; çatışma
coincidence
(Nükleer Bilimler) çakışma,aynı anda olma, raslaşma
coincidence
uyuşma/tesadüf
English - English
coincidence
of events, the appearance of a meaningful connection when there is none

    Hyphenation

    of events, the ap·pear·ance of a mean·ing·ful con·nec·tion when there I·s none

    Pronunciation

    Word of the day

    mojo
Favorites