not sleeping, ready, lively, heedful

listen to the pronunciation of not sleeping, ready, lively, heedful
English - Turkish

Definition of not sleeping, ready, lively, heedful in English Turkish dictionary

awake
{f} uykudan kalkmak
awake
uyandırmak

Uçuş görevlisi Tom'u uyandırmak için salladı ve ona uçağın indiğini söyledi. - The flight attendant shook Tom awake and told him that the plane had landed.

Tom Mary'yi uyandırmak için nazikçe sarstı. - Tom gently shook Mary awake.

awake
{f} uyanmak
awake
farkında

Sanırım yalnızca ben farkındayım. - I think I am the only one awake.

awake
kışkırtmak
awake
harekete geçirmek
awake
harekete geçmek
awake
bilinçli
awake
bilincinde
awake
uyanmış

Tom şimdiye kadar uyanmış olmalı. - Tom should be awake by now.

Bence Tom muhtemelen şimdiye kadar uyanmıştır. - I think Tom is probably awake by now.

awake
uykudan uyanış
awake
uyandırıcı
awake
{s} tetik
awake
tetikte
awake
{s} uyanık, uyanmış
awake
{f} uyarmak
English - English
{a} awake
not sleeping, ready, lively, heedful
Favorites