Yaşamın birçok dil olmadan ne kadar fazla renksiz olacağını düşünemiyorum.
- I can't imagine how much more colourless life would be without multiple languages.
Tom birçok kez vuruldu.
- Tom has been shot multiple times.
Tom'un multipl sklerozu var.
- Tom has multiple sclerosis.
Çeşme çok renkli ışıklarla aydınlatılıyor.
- The fountain is lit with multi-colored lights.
Şehrin 1940'larda yapılmış çok katlı yapıları çökme tehlikesindeler.
- The city's multi-story buildings built in the 1940's are in danger of collapse.