Yaşamın birçok dil olmadan ne kadar fazla renksiz olacağını düşünemiyorum.
- I can't imagine how much more colourless life would be without multiple languages.
Tom birçok kez vuruldu.
- Tom has been shot multiple times.
Tom'un multipl sklerozu var.
- Tom has multiple sclerosis.
Şehrin 1940'larda yapılmış çok katlı yapıları çökme tehlikesindeler.
- The city's multi-story buildings built in the 1940's are in danger of collapse.
New York çok ırklı bir şehirdir.
- New York is a multi-racial city.
Tom'un birden çok yeteneği vardır.
- Tom has multiple talents.
Test çoktan seçmeliydi.
- The test was multiple choice.