kaliş

listen to the pronunciation of kaliş
Turkish - English

Definition of kaliş in Turkish English dictionary

kalış
stay of
kalış
stay

I made friends with her during my stay in London. - Londra'da kalışım sırasında onunla arkadaş oldum.

She extended her stay by five days. - Kalışını beş gün uzattı.

kal
{f} remain

In addition many groups have been formed so that the elderly can socialize with one another and remain active participants in American life. - Ek olarak yaşlılar birbirleriyle sosyalleşebilsin ve Amerikan hayatının aktif üyeleri olarak kalabilsinler diye birçok topluluk kurulmuştur.

Words fly away, the written remains. - Söz uçar, yazı kalır.

kal
devolve
kal
hover over
kal
{f} stay

I want to stay here longer. - Burada daha uzun kalmak istiyorum.

We stayed overnight in Hakone. - Bir geceliğine Hakone'de kaldık.

kal
{f} staying

My uncle is staying in Hong Kong at present. - Amcam şu anda Hong Kong'da kalmaktadır.

A man named George was staying at a hotel. - George adında bir adam bir otelde kalıyordu.

kal
{f} remaining

Let's quickly finish the remaining work and go out for some drinks. - Kalan işi çabucak bitirelim ve dışarı biraz içmeye gidelim.

The reason both brothers gave for remaining bachelors was that they couldn't support both airplanes and a wife. - Her iki erkek kardeşin bekar kalmak için ileri sürdüğü neden onların hem uçaklara hem de bir eşe bakamayacaklarıydı.

bir gecelik kalış
overnight stay
kal
word, talk
kal
snub
kal
remains

The problem remains to be solved. - Sorun çözülmeden kalır.

He remains loyal to his principles. - O, prensiplerine sadık kalıyor.

yüzeyde kalış
superficiality
English - English

Definition of kaliş in English English dictionary

kal
Era
kal
Strife
Turkish - Turkish
English - Turkish

Definition of kaliş in English Turkish dictionary

KAL
(Askeri) kritik unsurlar listesi (key assets list)