kalış

listen to the pronunciation of kalış
Turkish - English
stay of
stay

Tom extended his stay by three days. - Tom kalışını üç gün uzattı.

Tom died during his stay in Boston. - Tom Bostonda kalışı sırasında öldü.

kal
{f} remain

Words fly, texts remain. - Söz uçar, yazı kalır.

How long will you remain in London? - Londra'da ne kadar kalacaksın?

kal
devolve
kal
hover over
kal
{f} stay

I want to stay here longer. - Burada daha uzun kalmak istiyorum.

We stayed overnight in Hakone. - Bir geceliğine Hakone'de kaldık.

kal
{f} staying

I should study now, but I prefer staying on Tatoeba. - Şimdi çalışmalıyım ama Tatoeba'da kalmayı tercih ediyorum.

My uncle is staying in Hong Kong at present. - Amcam şu anda Hong Kong'da kalmaktadır.

kal
{f} remaining

The reason both brothers gave for remaining bachelors was that they couldn't support both airplanes and a wife. - Her iki erkek kardeşin bekar kalmak için ileri sürdüğü neden onların hem uçaklara hem de bir eşe bakamayacaklarıydı.

There were few students remaining in the classroom. - Sınıfta kalan çok az sayıda öğrenci vardı.

bir gecelik kalış
overnight stay
kal
word, talk
kal
snub
kal
remains

He remains calm in the face of danger. - O, tehlike karşısında sakin kalır.

Words fly away, the written remains. - Söz uçar, yazı kalır.

yüzeyde kalış
superficiality
English - English

Definition of kalış in English English dictionary

kal
Era
kal
Strife
Turkish - Turkish
English - Turkish

Definition of kalış in English Turkish dictionary

KAL
(Askeri) kritik unsurlar listesi (key assets list)