isolierte

listen to the pronunciation of isolierte
German - Turkish
insulat
English - Turkish

Definition of isolierte in English Turkish dictionary

isolated
izole

Bu artık izole bir sorun değil. - This is no longer an isolated problem.

O her zaman iş arkadaşlarından izole edilmiştir. - He is always isolated from his fellow workers.

insulated
(Elektrik, Elektronik) yalıtkanlı
insulated
yalıtılmış

Ben iyi bir kalite, yalıtılmış bodrum penceresi satın almak istiyorum. - I want to buy a good quality, insulated basement window.

Benim evim çok yalıtılmış. - My house is very insulated.

insulated
yalıtık
insulated
yalıtımlı
isolated
tek başına kalmış
isolated
yalıtık
isolated
ayrık
insulated
{f} izole et
isolated
{f} ayır
isolated
tek
insulated
izole edilmiş
isolated
{f} izole et

Onun antisosyal davranışları, onu izole etti. - His antisocial behavior isolated him.

Biz sorunu izole ettik. - We've isolated the problem.

isolated
{f} izole et: adj.izole edilm
isolated
{s} tenha
isolated
{f} ayır: adj.izole edilen
isolated
{s} ayrılmış

Hiçbir ulus diğerlerinden tamamen ayrılmış olamaz. - No nation can exist completely isolated from others.

isolated
{s} soyutlanmış

Leyla ailesi tarafından, özellikle de annesi tarafından sosyal olarak soyutlanmıştı. - Layla was socially isolated by her parents, especially her mother.

Tom arkadaş çevresinden gitgide soyutlanmıştı. - Tom was increasingly isolated of his circle of friends.