isolierte

listen to the pronunciation of isolierte
Немецкий Язык - Турецкий язык
insulat
Английский Язык - Турецкий язык

Определение isolierte в Английский Язык Турецкий язык словарь

isolated
izole

Tom derin dağlarda izole bir köyde büyüdü. - Tom grew up in an isolated village deep in the mountains.

Köy sel tarafından izole edildi. - The village was isolated by the flood.

insulated
(Elektrik, Elektronik) yalıtkanlı
insulated
yalıtılmış

Evim çok yalıtılmış, ısıtma maliyeti neredeyse yok. - My house is so insulated, heating costs almost nothing.

Benim evim yalıtılmış değil. - My house isn't insulated.

insulated
yalıtık
insulated
yalıtımlı
isolated
tek başına kalmış
isolated
yalıtık
isolated
ayrık
insulated
{f} izole et
isolated
{f} ayır
isolated
tek
insulated
izole edilmiş
isolated
{f} izole et

Biz sorunu izole ettik. - We've isolated the problem.

Onun antisosyal davranışları, onu izole etti. - His antisocial behavior isolated him.

isolated
{f} izole et: adj.izole edilm
isolated
{s} tenha
isolated
{f} ayır: adj.izole edilen
isolated
{s} ayrılmış

Hiçbir ulus diğerlerinden tamamen ayrılmış olamaz. - No nation can exist completely isolated from others.

isolated
{s} soyutlanmış

Tom arkadaş çevresinden gitgide soyutlanmıştı. - Tom was increasingly isolated of his circle of friends.

Leyla ailesi tarafından, özellikle de annesi tarafından sosyal olarak soyutlanmıştı. - Layla was socially isolated by her parents, especially her mother.