heer

listen to the pronunciation of heer
English - Turkish

Definition of heer in English Turkish dictionary

Hair
{i} saç

Koyu kahverengi saçları vardı. - He had dark brown hair.

Kısa saç stilini severim. - I like the short hairstyle.

Hair
{i} tüy

Saçında bir kuş tüyü var. - You have a feather on your hair.

Onun kulağının dışında büyüyen çirkin tüyleri var. - He has unsightly hairs growing out of his ears.

Hair
{i} kıl

Fiber-optik kablolar insan kılları kadar ince minik cam elyafından oluşur. - Fiber-optic cables are made up of tiny glass fibers which are as thin as human hairs.

Çorbamda bir kıl var. - There's a hair in my soup.

Hair
{i} saçlar

Lidia'nın sarı düz saçları var. - Lidia has blonde straight hair.

Koyu kahverengi saçları vardı. - He had dark brown hair.

English - English
A yarn measure of six hundred yards or &frac1x24; of a spindle
Hair