harika

listen to the pronunciation of harika
Turkish - English

Definition of harika in Turkish English dictionary

<span class="word-self">harikaspan>
{s} marvelous

She has a marvelous sense of humor. - Onun harika bir mizah anlayaşı vardır.

You've done a marvelous thing. - Harika bir şey yaptın.

<span class="word-self">harikaspan>
{i} wonder

I've never seen such a wonderful sunset. - Böyle harika bir günbatımı hiç görmemiştim.

Thank you for the wonderful gift. - Harika hediye için teşekkürler.

<span class="word-self">harikaspan>
wonderful

The washing machine is a wonderful invention. - Çamaşır makinesi harika bir icattır.

I've never seen such a wonderful sunset. - Böyle harika bir günbatımı hiç görmemiştim.

<span class="word-self">harikaspan>
fantastic

In order to give him a surprise on his birthday, I prepared a fantastic cake. - Ona doğum gününde bir sürpriz yapmak için, ben harika bir pasta hazırladım.

Tom is a fantastic singer. - Tom harika bir şarkıcı.

<span class="word-self">harikaspan>
(Argo) awesome
<span class="word-self">harikaspan>
neat
<span class="word-self">harikaspan>
{s} gorgeous

Isn't her ring gorgeous? - Yüzüğü harika değil mi?

Even ill she looks gorgeous. - O hasta olsa bile harika görünüyor.

<span class="word-self">harikaspan>
{s} fabulous

You look fabulous in black. - Siyah içinde harika görünüyorsun.

We spent a fabulous day in the woods. - Ormanda harika bir gün geçirdik.

<span class="word-self">harikaspan>
{s} cool

The sky is clear and the wind is refreshingly cool. It's a perfect day to spend outdoors. - Gökyüzü açık ve rüzgar ferahlatıcı biçimde serin. Dışarıda geçirmek için harika bir gün.

I thought it was cool. - Onun harika olduğunu düşündüm.

<span class="word-self">harikaspan>
beautiful

This catterpillar will turn into a beautiful butterfly. - Bu tırtıl harika bir kelebeğe dönüşecek.

Love is wonderful and beautiful. - Aşk harika ve güzeldir.

<span class="word-self">harikaspan>
that's great
<span class="word-self">harikaspan>
old

How wonderful were the good old days. - Eski güzel günler ne kadar harikaydı.

When I was 10 years old, I thought that when I would be 16, my life would be cool. - On yaşındayken, ne zaman on altı yaşımda olacağımı, hayatımın harika olacağını düşünürdüm.

<span class="word-self">harikaspan>
great

This pilaf tastes great! - Bu pilavın harika tadı var.

I've got some great ideas but I need money. - Birkaç harika fikrim var ama paraya ihtiyâcım var.

<span class="word-self">harikaspan>
{s} splendid

Tom did a splendid job. - Tom harika bir iş yaptı.

<span class="word-self">harikaspan>
{s} wizard
<span class="word-self">harikaspan>
(Argo) beauty
<span class="word-self">harikaspan>
incredible

You did an incredible job. - Harika bir iş yaptın.

<span class="word-self">harikaspan>
perfect
<span class="word-self">harikaspan>
wonder, miracle; wonderful, fantastic, great, superb, marvellous, beautiful, dreamy, smashing, lovely, tremendous, terrific, gorgeous, sensational, fabulous, heavenly, divine
<span class="word-self">harikaspan>
groovy
<span class="word-self">harikaspan>
{s} wicked
<span class="word-self">harikaspan>
{i} miracle

For children, this world is full of wonders and miracles. - Çocuklar için, bu dünya harikalar ve mucizelerle doludur.

<span class="word-self">harikaspan>
{s} swell
<span class="word-self">harikaspan>
smart
<span class="word-self">harikaspan>
(deyim) take the cake
<span class="word-self">harikaspan>
that's cool
<span class="word-self">harikaspan>
(Argo) bad
<span class="word-self">harikaspan>
(Argo) bonzer
<span class="word-self">harikaspan>
questioning
<span class="word-self">harikaspan>
magnificent
<span class="word-self">harikaspan>
(Argo) corker
<span class="word-self">harikaspan>
(Argo) mickey mouse
<span class="word-self">harikaspan>
breathtaking
<span class="word-self">harikaspan>
dreamy
<span class="word-self">harikaspan>
superb

You've done a superb job. - Harika bir iş yaptın.

<span class="word-self">harikaspan>
(Argo) badder
<span class="word-self">harikaspan>
tremendous
<span class="word-self">harikaspan>
(Argo) grouse
<span class="word-self">harikaspan>
goodie
<span class="word-self">harikaspan>
(Argo) ripper
<span class="word-self">harikaspan>
(Konuşma Dili) top hole
<span class="word-self">harikaspan>
it is incredible
<span class="word-self">harikaspan>
far-out
<span class="word-self">harikaspan>
marvel

I thought it was marvelous. - Onun harika olduğunu düşündüm.

She has a marvelous sense of humor. - Onun harika bir mizah anlayaşı vardır.

<span class="word-self">harikaspan>
(Argo) pretty spiffy
<span class="word-self">harikaspan>
(Argo) kickass
<span class="word-self">harikaspan>
(Konuşma Dili) bang up
<span class="word-self">harikaspan>
(Argo) spiffy
<span class="word-self">harikaspan>
top-flight
<span class="word-self">harikaspan>
dandy
<span class="word-self">harikaspan>
masterpiece
<span class="word-self">harikaspan>
portent
<span class="word-self">harikaspan>
yummy
harikalar
curiosities and wonders
<span class="word-self">harikaspan>
prodigy

Tom is a child prodigy. - Tom harika bir çocuk.

<span class="word-self">harikaspan>
sensational
<span class="word-self">harikaspan>
prodigious
<span class="word-self">harikaspan>
lovely
<span class="word-self">harikaspan>
smashing
<span class="word-self">harikaspan>
exquisite
<span class="word-self">harikaspan>
brilliant
<span class="word-self">harikaspan>
terrific

Oh, Mary, you look terrific! - Ah, Mary, harika görünüyorsun!

<span class="word-self">harikaspan>
heavenly
<span class="word-self">harikaspan>
sounds great

This all sounds great. - Bunun hepsi harika görünüyor.

<span class="word-self">harikaspan>
super duper
<span class="word-self">harikaspan>
marvell
<span class="word-self">Harikaspan>
(isim) Wonder, miracle; fire
<span class="word-self">harikaspan>
scrumptious
<span class="word-self">harikaspan>
immense
<span class="word-self">harikaspan>
phenomenal

I really do feel phenomenal now. - Şu an gerçekten harika hissediyorum.

<span class="word-self">harikaspan>
in the groove
<span class="word-self">harikaspan>
corking
<span class="word-self">harikaspan>
wonder, marvel, miracle
<span class="word-self">harikaspan>
yum yum
<span class="word-self">harikaspan>
fantastical
<span class="word-self">harikaspan>
divine
<span class="word-self">harikaspan>
far out
<span class="word-self">harikaspan>
no mean
<span class="word-self">harikaspan>
whizz
<span class="word-self">harikaspan>
ripping
<span class="word-self">harikaspan>
wonderful, marvelous, fantastic
<span class="word-self">harikaspan>
keen
<span class="word-self">harikaspan>
marvellous

I don't know what it was, but it was marvellous! - Onun ne olduğunu bilmiyordum ama harikaydı!

It's marvellous to listen to a learned person. - Bilgili bir kişiyi dinlemek harika.

<span class="word-self">harikaspan>
phenomenon
<span class="word-self">harikaspan>
jolly good
<span class="word-self">harikaspan>
bully
<span class="word-self">harikaspan>
wonderful, marvelous, miraculous, extraordinary
<span class="word-self">harikaspan>
{s} wondrous

The human brain is a wondrous thing. It works until the moment you stand up to make a speech. - İnsan beyni harika bir şeydir. Konuşmak için sen ayakta kalana kadar çalışır.

<span class="word-self">harikaspan>
stunning
<span class="word-self">harikaspan>
smasher
<span class="word-self">harikaspan>
rare
<span class="word-self">harikaspan>
superduper
<span class="word-self">harikaspan>
wonderment
<span class="word-self">harikaspan>
humdinger
Turkish - Turkish

Definition of harika in Turkish Turkish dictionary

HARÎKA
(Osmanlı Dönemi) Acı, sızı
HARÎKA
(Osmanlı Dönemi) Bulâmaç. Yulaf lâpası
HÂRİKA
(Osmanlı Dönemi) İmkânların üstünde olan şey, hayret uyandıran, hayranlık vren. Büyük ve görülmedik eser. Görülmedik derecede kıymetli
<span class="word-self">harikaspan>
Yaradılışın ve imkânların üstünde nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran (şey). Çok büyük bir hayranlık uyandıran, eksiksiz, kusursuz, tam, mükemmel: "Harika fikir doğrusu, kim akıl ettiyse iyi akıl etmiş."- A. İlhan
<span class="word-self">harikaspan>
Yaradılışın ve imkânların üstünde nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran (şey)
<span class="word-self">harikaspan>
Hayranlık uyandıran
<span class="word-self">harikaspan>
Çok büyük bir hayranlık uyandıran, eksiksiz, kusursuz, tam, mükemmel
harikalar
(Osmanlı Dönemi) havârik
hârika
(Osmanlı Dönemi) imkânların üstünde olan şey, hayret uyandıran, büyük ve görülmedik eser, görülmedik derecede kıymetli