great; large; bulky; fat; of huge size; excessively large

listen to the pronunciation of great; large; bulky; fat; of huge size; excessively large
English - Turkish

Definition of great; large; bulky; fat; of huge size; excessively large in English Turkish dictionary

gross
{i} bütün

Bütün bebek dişlerini bu kibrit kutusunda biriktirdin mi? Bu iğrenç! - You saved all your baby teeth in this matchbox? That's gross!

gross
{s} müstehcen
gross
(Tıp) İri büyük, gözle görülen kalın
gross
(Ticaret) kar yapmak
gross
şeni
gross
iri
gross
fıçı gibi
gross
inceliksiz
gross
arsız
gross
{f} kar yap
gross
{i} bütünlük
gross
{s} yoğun
gross
saldırgan
gross
{s} göze batan veya tahammül edilmez (kusur, hata v.b.)
gross
{s} sıkı
gross
toplam/kaba/büyük/şişman
gross
(Tıp) İşlenmemiş kaba, hissiz
gross
{s} çok şişman
gross
kazan
English - English
gross
great; large; bulky; fat; of huge size; excessively large
Favorites