detay

listen to the pronunciation of detay
Turkish - English
detail

Tom doesn't know the details. - Tom detayları bilmiyor.

Tom didn't seem inclined to elaborate and I didn't really want to know all the details anyway. - Tom ayrıntılara girmek için eğilimli görünmüyordu ve ben zaten bütün detayları gerçekten bilmiyordum.

circumstance

He described the circumstances in detail. - O koşulları detaylı olarak açıkladı.

touch
technicality
detail drawing
detail ayrıntı
elaboration
subtlety
detay desinatörü
detailer
detay farkı
refinement
detay hesap
(Ticaret) detail account
detay projeleri
detail drawings
detay resmi
detail drawing
detay sütunu
(Ticaret) detail column
detaylar
particulars
detaylar
{i} detail

Tom couldn't recall the details. - Tom detayları hatırlayamadı.

Tom didn't seem inclined to elaborate and I didn't really want to know all the details anyway. - Tom ayrıntılara girmek için eğilimli görünmüyordu ve ben zaten bütün detayları gerçekten bilmiyordum.

tipik detay
typical detail
Turkish - Turkish
Ayrıntı
detay
Favorites