connecting clauses involving reported speech etc

listen to the pronunciation of connecting clauses involving reported speech etc
English - Turkish

Definition of connecting clauses involving reported speech etc in English Turkish dictionary

that
o
that
bağlaç ki
that
{z} (çoğ. those)
that
bu kadar

İki yaşındaki bir çocuk bu kadar hızlı koşabilir mi? - Can a two-year-old boy run that fast?

Bu kadarı yeter. Ben artık istemiyorum. - That's enough. I don't want any more.

that
(sıfat) öteki
that
Keşke

Keşke Tom daha iyi bir Fransızca konuşanı olabilse. - Tom wishes that he could be a better French speaker.

Keşke onunla gidebilseydim. - I regret that I couldn't go with her.

that
için

Coca-Cola'nın üretildiği ilk yıllarda, o kokain içeriyordu. 1914'te, kokain bir uyuşturucu olarak gruplandırıldı ve sonra Coca-Cola'nın üretimi için kokain yerine kafein kullandılar. - In the first years that Coca-Cola was produced, it contained cocaine. In 1914, cocaine was classified as a narcotic, after which they used caffeine instead of cocaine in the production of Coca-Cola.

Bu, bir kişi için küçük bir adımdır ama insanlık için dev bir sıçramadır. - That's one small step for a man, one giant leap for mankind.

that
diye

Kilo alacağı korkusuyla diyet yapıyor. - She is on a diet for fear that she will put on weight.

Ailesinin dengeli bir diyet yaptığından emin. - She makes sure that her family eats a balanced diet.

that
in that mademki
that
-en
that
ki
that
-dığı
that
-diği(ni)
that
öylesine

Linda'nın hayal kırıklığı öylesine fazlaydı ki gözyaşlarına boğuldu. - Such was Linda's disappointment that she burst into tears.

Hikayeye inanacak kadar öylesine aptal değildir. - He is not such a fool as to believe that story.

that
ki o

Babam o kadar yaşlıdır ki o çalışamaz. - My father is so old that he can't work.

O kadar iyi bir kitap ki onu üç kez okudum. - That was so good a book that I read it three times.

that
o kadar

O kadar kötü birisi ki kimse ondan hoşlanmaz. - He is such a bad person that everybody dislikes him.

John o kadar telaşlıydı ki konuşmaya vakti yoktu. - John was in such a hurry that he had no time for talking.

that
adl.şu
that
-diği
English - English
that
connecting clauses involving reported speech etc

    Hyphenation

    connecting clauses in·vol·ving reported speech etc

    Turkish pronunciation

    kınektîng klôzız învälvîng rîpôrtıd spiç etsetırı

    Pronunciation

    /kəˈnektəɴɢ ˈklôzəz ənˈvälvəɴɢ rəˈpôrtəd ˈspēʧ ˌetˈsetərə/ /kəˈnɛktɪŋ ˈklɔːzəz ɪnˈvɑːlvɪŋ rɪˈpɔːrtəd ˈspiːʧ ˌɛtˈsɛtɜrə/

    Word of the day

    euphuism
Favorites