Savaş hızla şiddetli ve kanlı oldu.
- The battle quickly became fierce and bloody.
Tom'un kanlı bir burnu vardı ve kanı gömleğine sürdü.
- Tom had a bloody nose and got blood on his shirt.
Ona oğlunun tamamen kana bulanmış giysisini getirdik.
- We brought him his son's completely bloodstained garment.