bir bakıma

listen to the pronunciation of bir bakıma
Turkish - English
in one way, in one respect
in a way

Your opinions are right in a way. - Sizin fikirleriniz bir bakıma doğru.

Those shadows appeared in a way like giant dinosaurs, with a long neck and a very big jaw without teeth. - Bir bakıma uzun boyunlu ve dişsiz çok büyük çenesi olan dev dinozorlar gibi şu görüntüler ortaya çıktı.

in a sense, in one respect, in one way, kind of, as it were
in one respect
in some sort
in some ways
in a sense

In a sense you are right in refusing to join that club. - Bir bakıma, o klübe katılmayı reddetmekte haklısın.

I think what he said is true in a sense. - Sanırım onun söylediği bir bakıma doğru.

as it were

That was, as it were, part of the job. - O, bir bakıma, işin parçasıydı.

As it were, the problem is solved. - Bir bakıma, sorun çözülmüştür.

sort of
so to speak
Turkish - Turkish
Başka bir görüşle, başka bir düşünüşle
bir bakıma
Favorites