bir bakıma

listen to the pronunciation of bir bakıma
Türkisch - Englisch
in one way, in one respect
in a way

In a way, you're wrong. - Bir bakıma, hatalısın.

Paris is the center of the world, in a way. - Paris bir bakıma dünyanın merkezidir.

in a sense, in one respect, in one way, kind of, as it were
in one respect
in some sort
in some ways
in a sense

I think what he said is true in a sense. - Sanırım onun söylediği bir bakıma doğru.

In a sense you are right in refusing to join that club. - Bir bakıma, o klübe katılmayı reddetmekte haklısın.

as it were

As it were, the problem is solved. - Bir bakıma, sorun çözülmüştür.

That was, as it were, part of the job. - O, bir bakıma, işin parçasıydı.

sort of
so to speak
Türkisch - Türkisch
Başka bir görüşle, başka bir düşünüşle
bir bakıma
Favoriten