bir bakıma

listen to the pronunciation of bir bakıma
Türkçe - İngilizce
in one way, in one respect
in a way

In a way, Susie seems like my mother. - Bir bakıma, Susie anneme benziyor.

Paris is the center of the world, in a way. - Paris bir bakıma dünyanın merkezidir.

in a sense, in one respect, in one way, kind of, as it were
in one respect
in some sort
in some ways
in a sense

I think what he said is true in a sense. - Sanırım onun söylediği bir bakıma doğru.

In a sense you are right in refusing to join that club. - Bir bakıma, o klübe katılmayı reddetmekte haklısın.

as it were

That was, as it were, part of the job. - O, bir bakıma, işin parçasıydı.

As it were, the problem is solved. - Bir bakıma, sorun çözülmüştür.

sort of
so to speak
Türkçe - Türkçe
Başka bir görüşle, başka bir düşünüşle
bir bakıma