In retrospect, maybe I shouldn't have posted that photo in my blog.
- Geriye dönüp bakıldığında, belki de o fotoğrafı benim bloğa koymamalıydım.
Maybe this world is another planet's Hell.
- Belki bu dünya başka bir gezegenin cehennemi.
It will rain perhaps tomorrow.
- Yarın belki yağmur yağacak.
Hunger is perhaps the strongest of all human drives.
- Açlık insan güdülerinin belkide en güçlüsüdür.
Maybe Tom has problems.
- Belki de Tom'un sorunları vardır.
Maybe you are working too hard.
- Belki de çok çalışıyorsunuz.
Tom said that he couldn't possibly eat any more.
- Tom artık belki yemek yiyemiyeceğini söyledi.
Can you possibly help me?
- Belki bana yardımcı olabilirsiniz?
I probably shouldn't have asked Tom that question.
- Belki de Tom'a bu soruyu sormamalıydım.
You should probably tell Tom you don't want to do that.
- Belki de Tom'a bunu yapmak istemediğini söylemen gerekir.