anscheinend

listen to the pronunciation of anscheinend
German - Turkish
English - Turkish

Definition of anscheinend in English Turkish dictionary

apparently
görünüşte

Tom kayıtları tahrif ettiği için görünüşte suçlu. - Tom is apparently guilty of falsifying records.

Tom görünüşte Mary adlı bir kızla çıkıyor. - Tom is apparently dating a girl named Mary.

apparently
belli ki

Belli ki o adam bizi yanıltıyor. - The man is apparently deceiving us.

Belli ki Tom Mary'den hoşlanmıyor. - Apparently, Tom doesn't like Mary.

apparently
görünürde
apparently
görünen o ki

Tom, görünen o ki çok ikna ediciydi. - Tom was apparently very convincing.

apparently
anlaşıldığı kadar
apparently
görünüşe bakılırsa

Ben Tom'un Mary'ye ödediğini düşündüm ama görünüşe bakılırsa ben yanlışmışım. - I thought Tom had paid Mary, but apparently I was wrong.

Görünüşe bakılırsa Tom henüz kirasını ödemedi. - Tom has apparently not yet paid his rent.

apparently
görünür bir şekilde
evidently
besbelli

Onun benimle konuşmak istemediği besbelli. - Evidently he does not want to speak to me.

Tom bu sabah erken saatlerde besbelli buradaydı. - Tom evidently was here early this morning.

apparently
görünüşe göre

Tom görünüşe göre geçen kış Boston'daydı. - Tom was apparently in Boston last winter.

Tom müzik söz konusu olduğunda, görünüşe göre bir tür dahidir. - Tom is apparently some kind of genius when it comes to music.

evidently
açıkça

Bu açıkçası kötü bir örnek. - It's an evidently bad example.

Akşamleyin bana mesaj atacağını söyledin ama açıkça yalan söyledin. - You said you would text me in the evening, but you lied, evidently.

apparently
anlaşılan

Anlaşılan o eski püskü daire boş. - Apparently that shabby flat is vacant.

Anlaşılan, toplantı Tom'un ofisinde olacak. - Apparently, the meeting will be in Tom's office.

evidently
[adv] açıkça
evidently
gözle görülür biçimde
evidently
apaçık
German - English
apparently
prima facie
evidently
ostensibly