eldfather

listen to the pronunciation of eldfather
İngilizce - Türkçe

eldfather teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

ancestor
ata

Benim atalarım bu memleketin öncüleriydi. - My ancestors were the pioneers of this land.

Atalarımız 150 yıl önce bu ülkeye geldi. - Our ancestors arrived in this country 150 years ago.

grandfather
büyükbaba

Tom, Mary'nin onun büyükbabasının altın saatini çaldığından oldukça emindi. - Tom was reasonably certain that Mary had stolen his grandfather's gold watch.

Büyükbabam tarafından bana Robert adı verildi. - I was named Robert by my grandfather.

ancestor
{i} cet
ancestor
{i} dede
ancestor
{i} soy

İngilizce ve Almanca ortak bir soyu paylaşırlar. - English and German share a common ancestor.

Dünyadaki bütün insanlar ortak bir atanın soyundan gelirler. - All humans on Earth are descended from a common ancestor.

grandfather
{i} dede

Dedem masasında sık sık okur ve çalışırdı. - My grandfather would often read and study at this desk.

Dedem 2. Dünya Savaşı sırasında öldürüldü. - My grandfather was killed in World War II.

İngilizce - İngilizce
ancestor
grandfather