elbet

listen to the pronunciation of elbet
Türkçe - İngilizce
sure

I'll sure be glad to get out of here. - Buradan çıktığıma elbette memnun olacağım.

We don't know that for sure. - Onu elbette bilmiyoruz.

certainly

Certainly he is independent of him. - Elbette o ondan bağımsızdır.

Certainly, these things are true. - Elbette, bu şeyler doğrudur.

certainly, decidedly, surely
surely

Surely you don't really believe that, do you? - Elbette ona inanmıyorsun, değil mi?

Surely, you can't mean that. - Elbette, onu kastedemezsiniz.

of course

Of course she passed the test. - Elbette o testi geçti.

She can speak English, of course. - O, İngilizce konuşabilir, elbette.

Türkçe - Türkçe
Her hâlde, şüphesiz, kuşkusuz
Kuşkusuz
Her hâlde, şüphesiz, kuşkusuz: "Elbet bir başkasının yatağı başında gene bir araya geliriz."- R. N. Güntekin
elbette
elbet