egemenlik

listen to the pronunciation of egemenlik
Türkçe - İngilizce
domination
dominance
sovereignty

Sovereignty unconditionally belongs to the nation. - Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.

(Ticaret) possession
rule
hegemony
imperium
ascendancy
supremacy
sway
raj
ascendency
reign
predomination
domino
dominion
mastery
command
(Hukuk) soveregnity
sovereignty, dominance, ascendancy, domination, hegemony, dominion
sovereignty, dominance, preeminence
sovereignity
egemen
sovereign

Europe gave up on national sovereignty. - Avrupa, ulusal egemenliğinden vazgeçti.

Norway's sovereign wealth fund is so large, that every Norwegian is a millionaire on paper. - Norveç'in egemen servet fonu o kadar büyüktür ki evrak üzerinde her Norveçli bir milyonerdir.

egemen
dominant

In some species of animals, the female is dominant over the male. - Bazı hayvan türlerinde dişi erkek üzerinde egemendir.

Monetary value is the dominant value in American society. - Parasal değer Amerikan toplumunda egemen değerdir.

egemenlik hakları
sovereignty rights
egemenlik sürmek
to reign
egemenlik bayramı
independence holiday
egemenlik bölgesi
(Politika, Siyaset) sovereign base area
egemenlik hiyerarşisi
(Pisikoloji, Ruhbilim) dominance hierarchy
egemenlik ihtiyacı
(Pisikoloji, Ruhbilim) dominance need
egemenlik kurmak
dominate
egemen
(Biyokimya) independent
egemen
ruling

The ruling class will not surrender its power. - Egemen sınıf yetkilerinden vazgeçmez.

egemen
masterful
egemen
hegemon
milli egemenlik
(Politika, Siyaset) national sovereignty
egemen
uppermost
egemen
prevailing
23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı
april 23 national sovereignty and children's day
23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı
Turkish national sovereignty and children's day observed every year on 23rd day of april
ulusal egemenlik
national sovereignty
ulusal egemenlik ve çocuk bayramı
National Sovereignty and Children's Day
Egemen
(isim) Sovereign, dominant
doğal kaynaklar üzerinde sürekli egemenlik ilkesi
(Hukuk) permanent sovereignty over natural resources
egemen
{s} regnant
egemen
{s} ascendent
egemen
sovereign, dominant, preeminent
egemen
sovereign, dominant hükümran, hâkim
egemen
sov'ran
egemen
ascendant
egemen
hegemonic
hukuksal egemenlik
(Hukuk) legal sovereignty
milli egemenlik
(Hukuk) sovereignty of the nation
ortak egemenlik
(Hukuk) condominium
üzerinde egemenlik kurmak
dominate over
Türkçe - Türkçe
Milletin ve onun tüzel kişiliği olan devletin yetkilerinin hepsi, hükümranlık, hâkimiyet
Egemen olma durumu
Milletin ve onun tüzel kişiliği olan devletin yetkilerinin hepsi, hükümranlık, hâkimiyet: "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir."- Anayasa
(Hukuk) HÜKÜMRANLIK
buyruk
hakimiyet
23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından dünya çocuklarına armağan edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin resmî tatil günlerinden ve ulusal bayramlarından biridir
milli egemenlik
Milli egemenlik, Egemenliğin, yani devleti kuran, yöneten en üstün gücün, kişilere veya belli zümrelere değil, doğrudan doğruya millete ait olmasıdır. Cumhuriyetçilik ilkesini bütünler
ulusal egemenlik
Hakimiyetin kayıtsız şartsız millete ait olması
Egemen
hükümran
Egemen
buyruk
egemen
Yönetimini hiçbir kısıtlama veya denetime bağlı olmaksızın sürdüren, bağımlı olmayan, hükümran, hâkim
egemen
Sözünü geçiren, üstünlük kazanan
egemenlik