duyurmak

listen to the pronunciation of duyurmak
Türkçe - İngilizce
announce

We are pleased to announce you that you have received the Nobel Peace Prize. - Nobel barış ödülünü aldığını sana duyurmaktan memnun olduk.

In the first place, I would like to announce several new regulations. - İlk olarak birkaç yeni düzenlemeyi duyurmak istiyorum.

pronounce
give out
broadcast
give smth. publicity
proclaim
to announce, to advertise, to proclaim
to have or let (someone) hear (something)
advertise
notice
give forth
plead
annunciate
to cause (someone) to sense or perceive (something), get (something) across to (someone) indirectly
noise abroad
to have (something) made known to (someone)
advertize
clarion
publish
to announce or proclaim (something) to (someone)
{f} release
duyurmak / ilan etmek
(Hukuk) to announce
herkese duyurmak
expose
duyur
{f} announced

Mary announced her engagement to Tom. - Mary Tom'a nişanını duyurdu.

They announced that they were going to have a party. - Onlar bir parti vereceklerini duyurdular.

kendini duyurmak
self-proclaimed
adını duyurmak
put on the map; make a name
afişlerle duyurmak
placard
davulla zurnayla duyurmak
clarion
duyurma
announcement
duyurma
advertising
geçersizliğini duyurmak
denounce
gizli olduğunu duyurmak
classify
halka duyurmak
publicize
herkese duyurmak
tell the world
hopârlörle duyurmak
pipe
ismini duyurmak
get famous
ismini duyurmak
make one's name
seçim sonucunu duyurmak
declare the poll
çan ile duyurmak
knelt
Türkçe - Türkçe
Duymasını sağlamak
İlân etmek
Duymasını sağlamak: "Sesini duyuramadığını anlayarak daha kuvvetle tekrar etti."- P. Safa. İlan etmek
Sezdirmek
duyurma
Duyurmak işi
duyurmak