derinden

listen to the pronunciation of derinden
Türkçe - İngilizce
profoundly

This book profoundly impressed me. - Bu kitap beni derinden etkiledi.

I was profoundly disturbed by this news. - Ben bu haberden derinden rahatsız oldum.

deeply

Being deeply thankful, he tried to express his thanks. - Derinden minnettar olduğu için, teşekkürlerini ifade etmeye çalıştı.

His speech deeply affected the audience. - Konuşması dinleyicileri derinden etkiledi.

(a sound) from far away; from the depths
deep

She is deeply attached to her parents. - O anne ve babasına derinden bağlıdır.

Being deeply thankful, he tried to express his thanks. - Derinden minnettar olduğu için, teşekkürlerini ifade etmeye çalıştı.

derinden etkileyici
affecting
derinden gelen
deep-seated
derinden gelen
strong
derinden bağlı olmak
deeply bound up with
derinden bağlı olmak
deeply committed to
derinden bağlı olmak
deeply attached
derinden bağlı olmak
be deeply loyal to
derinden derine
from far away
derinden derine
(a sound) from far away
derinden gelen ses
boom
derinden kesmek
(deyim) cut open
derinden sarsmak
give someone a deep shock
Durgun sular derinden akar
Still waters run deep
derinden