degree; measure; proportion

listen to the pronunciation of degree; measure; proportion
İngilizce - Türkçe

degree; measure; proportion teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

extent
müsadere
extent
(Nükleer Bilimler) büyüklük
extent
{i} kapsam
extent
{i} uzunluk
extent
{i} ölçü

Tom Mary'nin sorununu bir ölçüde anlayabilir. - Tom can understand Mary's problem to some extent.

Bir ölçüde seninle aynı fikirdeyim. - I agree with you to a certain extent.

extent
uzam
extent
kaplam
extent
to the full extent of his power elinden geldiği kadar
extent
boy

Leyla'nın mektupları onun ırkçılığının boyutlarını ortaya çıkardı. - Layla's letters revealed the extent of her racism.

Dan, Linda'nın suç tarihinin boyutunu bilmiyor. - Dan doesn't know the extent of Linda's criminal history.

extent
alan
extent
derece

Söylenti bir dereceye kadar doğru. - The rumor is true to some extent.

Belirli bir dereceye kadar Fransızcayı anlayabilirim. - I can understand French to a certain extent.

extent
miktar

Söylediğini bir miktar kabul ediyorum. - I accept what you say to some extent.

extent
saha
extent
uzanma
extent
to a great extent büyük çapta
extent
musadere emirnamesi
extent
(isim) uzunluk, genişlik, yükseklik, alan, boyut, kapsam, derece, ölçü
İngilizce - İngilizce
extent
degree; measure; proportion