zugekippt

listen to the pronunciation of zugekippt
Englisch - Türkisch

Definition von zugekippt im Englisch Türkisch wörterbuch

packed
{s} tıka basa dolu

Stadyum heyecanlı seyirciyle tıka basa doluydu. - The stadium was packed with excited spectators.

Bu kulüp korkunç şekilde sıkıcıdır. Dans alanı boş ve sigara içme verandası tıka basa doludur. - This club is fearfully dull. The dance floor is empty and the smoking patio is packed.

filled
tok
packed
dolmak
packed
(Ticaret) ambalajlanmış
stowed
kapalı
filled
{f} doldur

Haber onu üzüntü ile doldurdu. - The news filled her with sorrow.

Köşedeki servis istasyonunda arabama yakıt doldurttum. - I had my car filled up at the service station at the corner.

packed
kalabalık
packed
{f} paketle

Hepiniz paketlenmiş ve hazır mısınız? - Are you all packed and ready?

Ben ambalajsız ya da 1 kilogramlık torbalarda paketlenmiş olarak pirinç satarım. - I sell rice in bulk or packed in 1 kilogram bags.

filled
doldurulmuş

Üzgünüm, pozisyon önceden doldurulmuş. - Sorry, the position has already been filled.

filled
{s} dolmuş

Oda sigara dumanıyla dolmuştu. - The room was filled with cigarette smoke.

filled
{s} dolu

Otobüs tam kapasite doluydu. - The bus was filled to capacity.

Balon havayla doluydu. - The balloon is filled with air.

packed
{s} hıncahınç

Bu mekan hıncahınç dolu. - This place is packed.

Konferans salonu hıncahınç dolu. - The auditorium is packed.

packed
{s} ağzına kadar dolu
packed
{s} paketlenmiş

Ben ambalajsız ya da 1 kilogramlık torbalarda paketlenmiş olarak pirinç satarım. - I sell rice in bulk or packed in 1 kilogram bags.

Hepiniz paketlenmiş ve hazır mısınız? - Are you all packed and ready?

packed
toplanmış/kalabalık
packed
sıkıştırılmış
Deutsch - Englisch
gobed
packed
stowed
filled