zugekippt

listen to the pronunciation of zugekippt
الإنجليزية - التركية

تعريف zugekippt في الإنجليزية التركية القاموس.

packed
{s} tıka basa dolu

Bu kulüp korkunç şekilde sıkıcıdır. Dans alanı boş ve sigara içme verandası tıka basa doludur. - This club is fearfully dull. The dance floor is empty and the smoking patio is packed.

Restoran her zaman tıka basa doludur. - The restaurant is always packed.

filled
tok
packed
dolmak
packed
(Ticaret) ambalajlanmış
stowed
kapalı
filled
{f} doldur

Bu vazoyu suyla doldurdu. - She filled this vase with water.

İzleyici salonu doldurdu. - The audience filled the hall.

packed
kalabalık
packed
{f} paketle

Çantaların paketlendi mi? - Are your bags packed?

Tom küçük bir bavulda her şeyi paketledi. - Tom packed everything in a small suitcase.

filled
doldurulmuş

Üzgünüm, pozisyon önceden doldurulmuş. - Sorry, the position has already been filled.

filled
{s} dolmuş

Oda sigara dumanıyla dolmuştu. - The room was filled with cigarette smoke.

filled
{s} dolu

Otobüs tam kapasite doluydu. - The bus was filled to capacity.

Park çocuklarla doludur. - The park is filled with children.

packed
{s} hıncahınç

Bu mekan hıncahınç dolu. - This place is packed.

Konferans salonu hıncahınç dolu. - The auditorium is packed.

packed
{s} ağzına kadar dolu
packed
{s} paketlenmiş

Hepiniz paketlenmiş ve hazır mısınız? - Are you all packed and ready?

Ben ambalajsız ya da 1 kilogramlık torbalarda paketlenmiş olarak pirinç satarım. - I sell rice in bulk or packed in 1 kilogram bags.

packed
toplanmış/kalabalık
packed
sıkıştırılmış
ألمانية - الإنجليزية
gobed
packed
stowed
filled