He learned English perfectly well, lying on the sofa and drinking beer.
- İngilizceyi mükemmel şekilde, kanepede yatarken ve bira içerken öğrendi.
He found himself lying on a bench in the park.
- Kendini parkta bir bankta yatarken buldu.
I often go yachting on weekends.
- Hafta sonlarında sık sık yatçılığa giderim.
Many yachts are in the harbor.
- Birçok yat limandadır.
I'm going to go and lie down.
- Gideceğim ve yatacağım.
Do you need to lie down?
- Yatmamız gerekiyor mu?
I usually go to bed at ten.
- Genellikle saat onda yatarım.
I usually go to bed at nine.
- Genellikle dokuzda yatarım.