yaramazlık

listen to the pronunciation of yaramazlık
Türkisch - Englisch
mischief

The little boy got into mischief when he was left alone. - Küçük çocuk yalnız bırakıldığında yaramazlık etti.

That child is full of mischief. - O çocuk yaramazlık doludur.

naughtiness
uselessness, unsuitability; naughtiness; misbehaviour
devilment
misbehavior

Parents punish their children for misbehavior. - Anne babalar, yaramazlık yaptıkları için çocuklarını cezalandırıyorlar.

fooling
mischievousness
roguery
devilry
misbehaviour [Brit.]
prank
uselessness
rogue
nastiness
puckishness
escapade
{i} misbehaviour
deviltry
misbehave

You must not misbehave so. - Öyle yaramazlık etmemelisin.

Every child misbehaves from time to time. - Her çocuk zaman zaman yaramazlık yapar.

yaramazlık yapma
keep out of mischief
yaramazlık etmek
get into mischief
yaramazlık etmek
play hob with
yaramazlık etmek
be up to some mischief
yaramazlık etmek
misbehave
yaramazlık etmek
to behave naughtily; to do something naughty; to behave mischievously; to get up to some mischief; to do something mischievous
yaramazlık etmek
raise hob with
yaramazlık etmek
act up
yaramazlık etmek
a) to misbehave, to play up, to act up b) to be naughty
işe yaramazlık
trashiness
Türkisch - Türkisch
Yaramaz olma durumu veya yaramazca davranış
Kötü, uygunsuz durum veya haber. Çapkınlık
Çapkınlık
Kötü, uygunsuz durum veya haber
(Osmanlı Dönemi) ŞIKVE
(Osmanlı Dönemi) ŞAKA'
(Osmanlı Dönemi) ŞESASA
(Osmanlı Dönemi) DAAR
yaramazlık etmek
Yaramazca davranmak
yaramazlık
Favoriten