yaradılış

listen to the pronunciation of yaradılış
Türkisch - Englisch
{i} disposition

The suspect had a nervous disposition, was a chain smoker and had bitten his nails down to the quick. - Şüphelinin sinirli bir yaradılışı vardı, bir sigara tiryakisiydi ve sapına kadar tırnaklarını yemişti.

{i} mould
{i} mold
temperament
being
idiosyncrasy
constitution
creation
make up
creation, making
frame
internal
build
nature, natural disposition, temperament
nature, make-up, temperament, disposition; creation
temper
nature
Türkisch - Türkisch
Bir şeyin yaratılırken kazanmış olduğu özellikler bakımından durumu, fıtrat, hilkat
Bir şeyin yaratılırken kazanmış olduğu özellikler bakımından durumu, fıtrat, hilkat: "Yılan kendini korumakta görünüyorsa, bu, otlayıp kuşu tutmaya yaradılışının elverişli olmamasından."- M. Ş. Esendal
Bir kimsede doğuştan bulunan vücut ve ruh özelliklerinin tümü, mizaç, huy, tıynet
Bir kimsede doğuştan bulunan vücut ve ruh özelliklerinin tümü, mizaç, huy, tıynet: "Yaradılışı gereği çapraşık olmayan durumları severdi o."- A. İlhan
cibilliyet
seciye
(Hukuk) FITRAT
sıbag
hilkat
yaradılış
Favoriten