yıkılmış

listen to the pronunciation of yıkılmış
Türkisch - Englisch
ruined
down and out
down

We saw some old houses pulled down. - Yıkılmış bazı eski evler gördük.

You look pretty down. - Oldukça yıkılmış görünüyorsun.

broken down
decadent
broken
shipwrecked
demolished

Since the mid-20th century, the number of hutongs in Beijing has dropped dramatically as they are demolished to make way for new roads and buildings. - 20. yüzyılın ortalarından beri Pekin'de su kuyusu sayısı önemli ölçüde düşmüş ve yeni yol ve binalar için bir yol yapmak için yıkılmışlardır.

disconsolate
blasted
overthrown
torn
downfall
yık
{f} ruin

Idleness leads to ruin. - Tembellik yıkıma yol açar.

He led me to financial ruin. - O beni mali yıkıma götürdü.

yık
overthrew
yık
{f} ruins
yık
{f} overthrow
yık
vandalize

Tom found his house vandalized. - Tom evini yakılmış yıkılmış buldu.

yık
{f} ruined

Tom ruined his favorite shirt by washing it in water that was too hot. - Tom onu çok sıcak olan suda yıkayarak en sevdiği gömleğini mahvetti.

yık
{f} ruining
yık
subvert
yık
knock down

They're going to knock down that monument. - Onlar o anıtı yıkacaklar.

yık
demolish

Since the mid-20th century, the number of hutongs in Beijing has dropped dramatically as they are demolished to make way for new roads and buildings. - 20. yüzyılın ortalarından beri Pekin'de su kuyusu sayısı önemli ölçüde düşmüş ve yeni yol ve binalar için bir yol yapmak için yıkılmışlardır.

This building will be demolished next month. - Bu bina önümüzdeki ay yıkılacak.

yık
{f} overthrown
cami yıkılmış, ama mihrabı yerinde
(Konuşma Dili) She is still beautiful in spite of her age
yık
demolished

This building will be demolished next month. - Bu bina önümüzdeki ay yıkılacak.

All the buildings on this block will be demolished. - Bu bloktaki tüm binalar yıkılacak.

yık
unbuilt
yık
unbuild
yıkılmış
Favoriten