tutum

listen to the pronunciation of tutum
Türkisch - Englisch
manner

Tom has very good manners. - Tom çok iyi tutuma sahip.

Dr. Jackson has a good bedside manner. - Dr Jackson'ın hastalara karşı iyi bir tutumu var.

attitude

Tom doesn't like Mary's attitude. - Tom Mary'nin tutumunu sevmiyor.

Tom needs to change his attitude. - Tom'un tutumunu değiştirmesi gerekiyor.

line of conduct
(Teknik,Tekstil) feel
position
behave
conduct
(Politika, Siyaset) action
stand
geste
(Tekstil) hand
posture
demeanour
sparingness
(Hukuk) action, policy, stance
psych. attitude
manner of conduct, way of behaving
behavior
thrift, economy
demeanor
Providence
attitude, demeanour; manner, conduct; thrift, economy, frugality
carriage
behaviour [Brit.]
{i} stance

Western countries are jumping on Japan for its stance on the issue. - Batı ülkeleri konuyla ilgili tutumundan dolayı Japonya'ya atlıyor.

He took an uncertain stance. - O değişken bir tutum takındı.

saving
spirit
thrift
complexion
frugality
thriftiness
economy
{i} behaviour

The child's behaviour and attitude towards his fellow students was exemplary. - Çocuğun okul arkadaşlarına karşı davranışı ve tutumu ibret vericiydi.

slant
(Tekstil) handle
tutum belirlemek
(Politika, Siyaset) take a stand
tutum ölçeği
(Dilbilim,Pisikoloji, Ruhbilim) attitude scale
tutum ayırmacı
(Dilbilim) attitudional disjunct
tutum değişikliği
manner change
tutum sınavı
(Dilbilim) attitude test
tutum takınmak
take a stance
tutum takınmak
have an attitude
tutum ölçekleri
manner scales
askeri tutum
(Askeri) military posture
bilimsel tutum
(Pisikoloji, Ruhbilim) scientific attitude
dolgun tutum
(Teknik,Tekstil) firm handle
dolgun tutum
(Teknik,Tekstil) full handle
olumsuz tutum
negative attitude
tutumlar
attitudes

With these stupid attitudes, Maria only proves her own arrogance. - Bu aptalca tutumlar ile, Maria sadece kendi kibrini kanıtlıyor.

Social attitudes oftentimes take generations to change. - Toplumsal tutumlar genellikle nesilleri değişime götürür.

bakım tutum
Repair and maintance
adil tutum
fair conduct
adil tutum
fair approach
dilsel tutum
(Dilbilim) language attitude
dolgun tutum
full handle, firm handle
hastaya karşı tutum
bedside manner
hışırtılı tutum
crunchy handle, scroopy feel
katı tutum
hard line
ortak tutum
(Hukuk) Common Position, Joint Position
ortak tutum izlemek
(Hukuk) to proceed by common action
sert tutum
harsh feel
somut tutum
(Pisikoloji, Ruhbilim) concrete attitude
soyut tutum
(Pisikoloji, Ruhbilim) abstract attitude
ticari tutum
commercialism
tok tutum
firm handle, full handle
Türkisch - Türkisch
Tutulan yol, davranış
Tutulan yol, davranış: "Anlayışsızlıklarınız ve yanlış tutumlarınız yüzünden beni inatçı sanıyorsunuz."- T. Buğra
Aşırı harcamalardan sakınma, iktisat, ekonomi
idare
tutum
Favoriten